Dilaver
Hancı bir tane daha getir bir tane daha, diye bağırıyordu. Hanı kapamak üzere olan hancı aldırış etmedi yeri süpürmeye devam etti. Herif durmuyor habire bağırıyordu. Barın başındaki delikanlı, adama doğru yürüdü. Gayet kibar bi şekilde ayyaşa şunları söyledi:
---Beyefendi kapatıyoruz çıkar mısınız?
---Parasıyla değil mi kardeşim?
Bu sözleri duyan üst katta yatmamış olan buranın daimi müşterisi emekli memur aşağıya indi:
---Ne bağırıyorsun ulan ayı?
Sonra delikanlıya bakarak:
---Delikanlı bunlar hayvandır. Bunlara kibar olma.
Zaten yumruk sallamaya dahi kuvveti olmayan adamı kolayca handan dışarı fırlattı memur. Bizim dışarı atılan ayyaş Dilaver kapıyı tıklattı ses gelmeyince Dilaver umudu kesti. Cebine baktı cüzdanı nerdeydi acaba? Barmenin yüzüne fırlatmıştı cüzdanı çıkarken onu hatırladı. Zaten iki yüz lira vardı içinde. İki yüz lirayla şu günlerde pek de bir şey alınmazdı. İyi bir yemek yeseydi gene iki yüz lira ederdi. İki yüz lira eskinin 50 lirası gibi bir şey olmuştu. Ülkeyi düşündü euroyu doları düşündü. Dilaver garip bir adamdı. Millet içince eski sevgilisini düşünür. Dilaver ekonomiyi ülkeyi düşünürdü. Ayık kafayla pek dikkate almazdı. Afedersiniz dünya şeyine minare... Böyle bir adamdı. Dilaver ayağa kalktı ve cadde üzerinde yürümeye başladı. Ara sıra hafif hafif yalpalasada bir sarhoşa göre düz yürüyordu. Kaldırıma parkedilmiş arabanın birine dayandı durdu. Araba son model bir arabaydı. Ömür billah alamazdı. Dilaver'in neyi eksikti bu herifden? Üniversite sınavında iyi not almış. Başkentte iyi bir üniversitede Tarih bölümü okumuş lisans yapmıştı. Yurtdışında iki sene yaşamış ünlü bir üniversitede staj yapmış. Ülkesinde kendisi gibi gençler yetiştirebilmek için dönmüştü ülkeye. Niye dönmüştü Dilaver neden dönmüştü? Bütün tanıdığı herkes kapağı yurt dışına atınca dönmemişti. Ama Dilaver dönmüştü. Başta işler istediği gibi gitmiş. Okuduğu üniversitede hoca olmuştu. Maaşı vardı bir nişanlısı vardı. Ne güzeldi. Altı ay öncesine kadar işler tıkırındaydı. Altı ay önce tam bugün atıldı işinden bilmiyordu Dilaver. Oysaki tek satır politik bir şey yazmamıştı. Politik tek bir demecini bulamazlardı. Dilaver cebini yokladı bir paket sigara çıkardı. Sigarayı yaktı. İşten atılmadan önce tek kadeh alkol içmemiş tek dal sigara yakmamışdı. Altı ayda berduş bir herif olmuş çıkmıştı. Dilaver güneş doğana kadar bir paket bitirdi. Güneş doğunca babadan kalma fakirhaneye doğru yola koyuldu.
Kadir İlker Akan
Yorumlar
Yorum Gönder