Kayıtlar

Mart, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Salgın

Anne anne, dedi çocuk. Annesi  konuşmuyordu. Kucağına çocuğunu  almış sadece duvarı izliyordu. Korkuyordu anne. Çünkü salgınının beşinci yılıydı. Artık bildiğimiz devletler  önlem alamamış. Salgın tüm dünyayı esir almıştı. Aşılar karaborsadan piyasa sürülür olmuş. Zenginler devasa korumalı  sitelerde hayatlarına devam ediyordu. Kim bilir bu anne gibi kaç çocuk vardı? Anne duvara bakarak eski günlerini gözünde canlandırır gibi oldu. Salgından önce ne yapıyordum? Ben çalışıyor muydum? Yok yok üniversitede okuyordum. Üniversitenin son sınıfında salgından önceki sene evlenmiştim. Kocam benden yaklaşık beş altı yaş büyük yeni işe girmiş bir beyaz yakalıydı. Erken vefat etti o dağ gibi adam salgından dolayı. Ah bu salgın ailemden kimleri alıp  götürdü. İlk senesinde nenem vefat etti. İkinci sene yakın arkadaşım vefat etti. O arkadaşımın yüzünü hatırlıyor muyum? Çizebilir miyim acaba? Ama benim yeteneğim pek yok. Ama kesin şu an çalışmayan elektronik aletlerimin birind...

Yeryüzünde Cennet

Katil son işi bitirmek üzereydi. Kurbanı uykusundaydı bıçağı sapladı boynuna. Hiç tepki gelmedi. Nabzını tuttu  nabzı atıyordu birazdan ölür diye düşündü. Biraz bekledi. Gene baktı ölmemişti. Hiddetlendi. Bıçağı seri bir şekilde sokup çıkarmaya başladı. Ama ölmüyordu. Adam uyanır gibi oldu. Hemen odadaki dolaba girdi. Kurban hiçbir şey olmamış gibi gerilerek kalktı. Tek iz darbe yoktu. Katil  bu adamın bir evliya olduğunu düşündü. Ya da bıçak mı sorunluydu? Dolabın kenarına çizik atmayı denedi. Bıçak çiziyordu. Bıçağı kendi eline hafifçe sürttürdü. Hiç rahatsızlık duymamıştım. Bu sırada kurban dolaptan gelen sesleri duyunca direk dolabı açtı. Katili görünce korktu. Katil onu itti. Kurbanda kuvvetli bir adamdı. Boğuşurken pencere kenarındaydılar. Kurban olağanca gücüyle itekledi katili. Katil camdan düştü. Yere indiğinde   herhangi bir ağrısı yoktu. Bunlar olurken ana haber sunmaya  başlayacak spiker durumu nasıl izah edeceğini düşünüyordu. O da o gece kendimi as...

Mangal

Karga gibi kart sesimle gene şarkı  söylüyordum sabah. Ne yapsaydım bugün gene yatsa mıydım? Hayatım aslında yolundaydı severek evlendiğim karım iyi maaşlı bir işim vardı. Ama tam bir robot gibiydim. Robot mu ne robotu? Hani varya terminatördeki robot. Yok ya onun kadarda değilim. Yoksa öyle miyim? Kısacası rutine oturmuştu. Benim kaçmak istediğim en büyük şey rutin. Ben bu kelimeyi ne zaman öğrenmiştim acaba ilkokulda ilk kez İngilizce hocamın ağzından duymuştum. Daily routine demişti konumuz. Oradan gene ismini hatırlayamadığım haşarı veledin teki rutin ne demek demişti.  Üff be adam ne  anlatacaktın nerelere gittin. Ne zordur senin zihin sarayında yaşamak. Evet zordur. Karışık bir dokusu var kesinlikle nizam yok. Nizamdan nefret ederim özellikle de müesses olanından. Neyse dediğim gibi robot gibiydim işte bende bir sahil kasabasına yerleşeyim dedim. Yani yılların beyaz yakalı geyiğini gerçekleştirdim. İlk yaptığım taşıdığım kasabanın önüne gidip keyif sigarası yakmak o...