Kayıtlar

Kasım, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Faruk

Gece karanlığı ile tüm şehri kaplamıştı. Herkes evlerime çekilmiş. Sokak köpekleri bile bir köşeye çekilmiş  uyumaya çalışıyordu. Burası küçük bir yer olduğu için  güneş batınca nerdeyse açık yer kalmazdı. Çıt çıkmazdı. Sadece yoldan geçen arabaların sesi gelirdi. Faruk hala çalışma odasının ışığını söndürmemiş   ders çalışıyordu. Canı sıkıldı niye çalışıyordu? Okuyup adam mı olacaktı? Toplumun gözünde yükselmek için para mı kazanacaktı? Faruk öğrencilik hayatı boyunca hep çalışmış. Tembellikten avarelikten uzak durmuştu. Ama bugün daha fazla çalışma istemiyordu. Zaten bütün konuların tekrarını yapmıştı. Doğruca sahile inip  oturmak istedi canı. Belki bir sigarada yakardı. Paketini cebine. Yün ceketini giydi. Kapıyı açtı koşar adım merdivenlerden indi. Çakmak var mıydı yanında?  Cebini yokladı olduğunu görünce oh çekti. Sigarayı yaktı tüttüre tüttüre  yola koyuldu. Bilerek ara sokaklardan geçerek yürüdü. Belki başı belaya bulaşırdı. Bir aksiyon olurdu ...

Memur

Şehir meydanından geçiyordu. Şöyle bir etrafıma bakınmayı denedim. Seyyar satıcılar, esnaf lokantaları, 7/24 açık olan mağazalar. Bunlar içinde kadınlar, çocuklar, erkekler. Herkes sürekli meşguldü. Sürekli yapacak bir işleri vardı. Oysaki benim yapacak hiçbir işim yoktu. Bugün Cuma günüydü. Hiçbir şey yapmak istemiyordum. Lojmana gidip ayaklarımı uzatıp televizyon izlemek istiyordum. Memurluk ne zor işmiş. İlk haftadan pestilim çıktı. Aç olduğumu idrak ettim. Tramvaya binmeden  iki ekmek almam lazım diye düşündüm. Menemen kırardım kendime ekmekle karın doyardı. Hızlıca oldukça bilinen bir süper markete koşar adım yürümeye başladım. Eskiden bakkallar vardı şimdi ise bu tarz zincirler. Niye süper deniyor ki bu marketlere? Markete girdim meşhur iki kapıdan geçtim. İki ekmek alıp çıkmam lazımdı.   Genede etrafa gözümün ucuyla bakındım. Çok ekstra bir şey yoktu. Her yerde olan standart ürünlerdi. Belliki gene zam yapılmıştı ürünlere. Kasaya hızlı hızlı yürüdüm.  Kasada o...