Eşkıya
Kulağımda eski bir şarkının ritimleri bir dağın başında yürüyorum. Akların arasına karıştım sanıyorlar o da sanıyor. Devlette öyle biliyor. Oysa ben ölmedim ki. Kaç kişi kendi taziyesinde kavrulan helvayı tatmıştır? Sevdiceğim arkamdan öldü diye ağlarken ben onu izledim uzaktan. Yoksa gerçekten öldüm mü? Gene bir sela okunuyor. Bu benim selam mı? Yok sen daha önce öldün it. Peki bunu bana sevdiklerine neden yaptın? Hala kafamın içinde bağırıyor Afşin. Sus artık sus bir gün senle karşılaşmaktan çok korkuyorum. Yüzüne bakamayacağım ama tek şansımdı benim bu topraklardan kaçıp gitmek tek şansımdı Afşin. Bensiz cehennemin dibine git Murat. Seni alacağım uykunda bir gün çuvala koyup seni götüreceğim. Peki neden neden Murat? Afşin beni siz sen toplum işsizlik fakirlik garibanlık bu hale getirdi. Mutlu insanca yaşamak isterdim ama tanrı bize kartları farklı dağıtmış. Ben bir batakta Mezopotamya'da dünyaya geldim. Ben ya öldürecektim o iti ya da acımdan ölecektim. Murat silkindi. Yeter ulan yeter. Silahını çıkardı havaya iki üç el ateş etti sonra. Yamaçtan aşağı fırlattı. Bunu neden yapmıştı. Ne için bir insanı katletmişti? Kendini rasyonalize etmek istiyordu ama yapamıyordu. O eşkıya olmak istemiyordu. Ama 7 yıldır sürekli avare avare aç gezmekten bıkmıştı. Üniversiteyi bitirdi iş bulurum sandı gezdi dolaştı. Çeşitli yerlere girdi çıktı. Fakat tutunamadı. Paranın gözü kör olsun değdi Murat? Değmedi anne değmedi ben can aldım katil oldum. Ona bu işi yaptıranlar merak etme o şerefsizin ardından ağıt yakacak yoktur ah almazsın sevaptır aksine demişlerdi. İnternetten araştırmıştı. Eski ünlü bir kabadayıydı.
Adı Kadırgalı Bartu. Bu adamın cürmü ne diye baktı. Sabıka kaydında her çeşit manyaklık vardı. Adam öldürme yaralama, haraç kesme... Ben almasaydım da canını şişlerlerdi onu kuytu bir karanlıkta. Başkası alsaydı canını sen almasaydın Murat. Bu saatten sonra eşkıyalık mı yapacağım dağlarda mı gezeceğim. İmkanı yok beni yakalarlar. Zaten halk kahramanı olacak halim yok. Ben bir katilim bu saatten sonra hem de namussuz bir katil. Uyurken girip sıktım. Kafasına dayayıp tetiği çekerken neler hissettiğimi anlatamam. Önce ben öleceğim sandım. Ben bunu yapmadan bir iki saniye önce uyanır gibi oldu gözlerime baktı. Sanki senin de suçun yok be evladım der gibiydi. Ben avutuyorum kendimi adam üzüntüden öyle baktı kendine. Yatakta benim gibi bir bebe tarafından kahpece bir şekilde öldürüleceğinden ben tetiği çekmeden kahrından ölmüştür ihtiyar. Can almak ne kadar kolaymış. Küçükken televizyonlarda suç dizileri olurdu. Orada tetikçiler şaşalı hayatlar yaşar. Tek vicdan sızısı hissetmeden devam ederlerdi. Hakikaten öyle insanlar vardır. Bu ihtiyar öyle biriydi. Ölüm korkusunu o kadar yitirmişti ki bana tepki bile vermedi. Mücadele etmeye çalışmadı tek kelime etmedi. Ben de onun istediği gibi hızlıca amel defterini kapayıp geldiğim yerden çıktım. Acaba ceset diye o tabutun içinde ne var? Ne koymuşlardı benim yerime herifler radyom olsaydı yanımda belki ölüm haberimi dinlerdim. Acaba kaza süsü mü verdiler? Ben kime çalışıyorum? Acaba derin devlet dedikleri herifler bunlar olmasın. Yok sıradan tetikçilerdi bana görevi söyleyenler olsa olsa. Murat bel çantasını açtı paralara baktı. Ne yapacaktı bundan sonra? Bir pansiyon tutması gerekirdi gece oldu çünkü. Aşağıda bir yerleşke var oraya insem kalacak yer bulurum. Yaşasan ne fark eder Murat sen hiçbir gece bundan sonra başını yastığa rahat koyamayacaksın. Patikadan aşağı doğru yürümeye devam etti.
Yorumlar
Yorum Gönder